Sinema

Sarı$ının biri sinemaya girip, filmi seyretmek istiyodu.
Gi$eden biletini aldı.
Birkaç dakika sonra geri dönüp bir tane daha aldı.
Sonra bir bilet daha, bir daha…
Gi$edeki görevli dayanamadı;
"Hanfendi karaborsa yapıyorsun galiba. Bu kaçıncı bilet alı$ın?"
Sarı$ın: "İçeride bir deli var." dedi.
"Tam kapıdan girince biletimi yırtıyor. Bende gelip yenisini almak zorunda kalıyorum!"

Satmıyoruz

Genc ve güzel sarisin, alisveris merkezinin beyaz esya reyonuna girer ve saticiya sorar:

- "Su küçük televizyonu almayi düsünüyorum, fiyati nedir ?"
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz.!"

Genc kadin sinirlenir, evine gider, sacinin rengini degistirir ve ertesi gün magazaya geri gelir, ayni saticiya yaklasir ve:

- "Su küçük televizyonu satin almak istiyorum." der
- "Kusura bakmayin hanimefendi sarisinlara satis yapmiyoruz !!!!"

Kadin iyice sinirlenmistir, solugu bir kuaforde alir, bu defa köklü bir degisiklik yapar, hatta makyajindan,göz rengine o tam bir esmer bombadir artik.. Ayni magazaya gider, ayni saticinin yanidadir ertesi gun:

- "Su küçük sevimli beyaz renlki televizyon ne kadar ???"
- "Kusura bakmayin hanimefendi, sarisinlara satis yapmiyoruz"
- "Inanmiyorum, nasil anladiniz sarisin oldugumu, üç gündür kendimi esmere cevirmek icin yapmadigim kalmadi!"

- "Hanimefendi 3 gündür satinalmaya calistiginiz sey Mikrodalga firin..

inceleme

Tecavüze uğrayan genç kadın yakışıklı avukatına başından geçenleri anlattıktan sonra avukat sorar: - Peki, ne yapmamı istiyorsunuz?

Kadın şehvetli bir şekilde: - Hele siz olay yerini bir inceleyin de…

Temel ve Sarışın

Trafik polisi Temel sarisin bir bayan sürücüyü durdurur ve ehliyetini sorar. Kadin çantasini kucagina alip aramaya baslar; ancak uzun süre geçmesine ragmen bir türlü aradigi seyi bulamaz.

Temel beklemekten bunalir ve sabirsiz bir ifadeyle kadina söylenir:
-"Hanimfendi, aradiginizi bulamadiginiz anlasiliyor. Üzerinde kendi resminizin oldugu seyi göstereceksiniz, acele edin lütfen."
Kadin bu uyari üzerine telaslanir ve kisa bir süre sonra "hah buldum" diye sevinçle çiglik atip çantasindaki makyaj aynasini Temel’e uzatir.

Temel aynayi ciddiyetle inceler ve kadina dönüp kibar bir ifadeyle konusur:
-"Buyrun belgenizi hanimefendi. Özür dilerim, polis oldugunuzu söyleseydiniz durdurmazdim…

Atlı Karınca

Kahraman görevli Sarışın bir gün ata binmeye karar veriyor. Daha önceden hiç ders almamasına rağmen yardım istemeden sıçrayarak atın üstüne çıkmayı başarıyor. Ancak atın üstüne çıktığı anda at harekete geçiyor ve hızlanarak yola koyuluyor.

Biraz ürken sarışın atın boynuna sıkıca tutunuyor. Bu arada at biraz daha huysuzlanarak üstündekini atacakmış gibi çırpınmaya başlıyor. Sarışın atın altına doğru kayarken can havli ile atın yelesine tutunuyor.

Bir eli yelede bir ayağı üzengide yere deşecek gibi hızla hareket eden atın altında durmaya çalışırken, lunaparkın kahraman görevlisi gelerek atlı karıncayı durduruyor…

Vapur

Günün birinde İstanbul’da sarışının biri hayattan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğuk sularına bırakarak hayatına son vermeye karar vermiş.

Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasını durdurmuş, bariyerlere çıkmış ve titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka ağlarken yanına genç ve yakışıklı bir genç gelmiş.

Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup "Bak, yasaman için çok neden var.Yarın sabah gemim Amerika’ya gitmek üzere demir alacak. Eğer istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp saklayabilirim. Sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarım." demiş.

Sarışın bakmış kaybedecek bir şey yok; belki de Amerika’ya gidip yeni bir başlangıç yaparım umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş. O akşam denizci genç onu gemiye almış ve filikalardan birine saklamış.Her gece sarışına üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra da sabaha kadar sevişiyorlarmış.

Bir kaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sırasında sarışına rastlamış.Orada ne aradığını sormuş. Sarışın da "Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlaştım. O bana her gün yemek getiriyor ve Amerika’ya gitmemi sağlıyor. Ben de onun benimle sevişmesine izin veriyorum." demiş.

Kaptan,
"Seninle seviştiği kesin küçük hanım da …. Bu Kadıköy-Beşiktaş vapuru

Doktor

Genç bir sanatçı adayı kız, doktoruna telefon açıp aldığı randevuya gelemiyeceğini söyledi.

Doktor sordu: -"Neden çok mu hastasınız?"

-"Yoo değilim. Yalnız bugün bir prodüktöre gidip bir rol istedim. Sonra terzime gittim. Daha sonra ev sahibiyle kira meselesini tartıştık.

Kısacası doktor bey, bir defa daha soyunacak halim kalmadı!

Yüzme

Bir saatten beri suyun içindeydiler. Sarışın Kiz, kendisine yüzme ögrettigini söyleyen sevgilisine dayanamayarak sordu :

- Sevgilim… Gerçekten parmagini o delikten çekersen su alip batar miyim?

Dolar

New York`tan Los Angeles`e giden ucakta cingoz bir avukat ile sarisin aptal gorunuslu bir hanim yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanimla yakinlasmak hem de hosca vakit gecirmek icin bir oyun teklif ediyor. Kabul gorunce oyunu anlatiyor:

-Size bir soru soracagim, cevabi bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksiniz bilemezsem ben size 50 dolar verecegim.

Ve ilk soruyu soruyor:

-Ay ile dunya arasindaki uzaklik ne kadardir?

Kadin tek soz soylemeden cantasindan 5 dolar cikarip adama uzatmis.

Soru sorma sirasi sarisina gelmis:

-Tepeye 3 ayakla tirmanip 4 ayakla asagi inen sey nedir?

Adam dakikalarca dusunmus… Yaniti bulamamis… Cuzdanindan 50 dolar cikarip kadina uzatmis. Kadin parayi kibarca alip cantasina koyarken avukat merakla sormus:

-Cevap ne?

Kadin tek kelime etmeden cantasini acmis ve 5 dolar cikarip adama uzatmis.

Sarışın

Kadınla kocasının arasında uzun süredir bir faaliyet yokmuş. Koca ne yaparsa yapsın karısının ilgisini çekmeyi başaramıyormuş. En sonunda çareyi karısını bir psikoloğa götürmekte bulmuş. Psikolog genç ve güzel kadını problemini cözmek için :

"Anlatın bakalım bir gününüz nasıl geçiyor "demiş.

Kadıncağız baslamış anlatmaya …

"Sabahlari işe geç kalmamak için taksiyle gidiyorum. Fakat yanımda para bulunmadığından soför " Bayan ya parayı ödersiniz ya da .." diyor. Mecbur kaldığım için ‘ ya da ‘ yı seçiyorum.

Durum böyle olunca işe gec kalıyorum tabii Patronu kapıda kaşlarını çatmış beni beklerken buluyorum. Patron," ise böyle geç gelmeye devam edersen seni işten atarım ya da .." diyor. Yine ‘ya da’ yı tercih etmek zorunda kalıyorum.

Akşam eve yorgun argın geldiğimde ev sahibi kapıya dayanıp kirayı yine bir hafta geciktirdiğimizi belirterek " ya kirayı hemen ödersiniz ya da ." diyor. Eee, haliyle ‘yada’ yı tercih ediyorum.

Kocam eve geldiğinde de o işi yapacak halim kalmıyor tahmin edersiniz "

Psikolog kadına bakıyor :

Hanımefendi tüm bu anlattıklarınızı kocanıza anlatabilirim ya da.